Bağımsız Çalışma İzni ve Yabancı Şirket Ortaklığı

Bağımsız Çalışma İzni ve Yabancı Şirket Ortaklığı
Bağımsız Çalışma İzni ve Yabancı Şirket Ortaklığı

Bağımsız çalışma izni, bir Türk işverene bağlı olmaksızın Türkiye’de serbest meslek icra etmek veya kendi adına ekonomik faaliyet yürütmek isteyen yabancılara tanınan özel bir çalışma izni türüdür. Bu izin, yabancılara uygulanan genel çalışma izni prosedüründen farklı bir statü oluşturur ve hem başvuru koşulları hem de değerlendirme ölçütleri bakımından kendine özgü bir yapı taşır.

6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu, bağımsız çalışma iznini bağımlı çalışma izninden ayrı bir kategori olarak düzenler. Bu izin türünde başvuru sahibi ne bir işverenin çalışanı sıfatını taşır ne de işveren adına başvuru zorunluluğu doğar; başvuru doğrudan ilgili yabancı tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yapılır.

Bağımsız Çalışma İzni Kimler İçin Uygundur?

Bağımsız çalışma izni, Türkiye’de bir işverene bağlı kalmaksızın gelir elde etmeyi hedefleyen yabancılara hitap eder. Öne çıkan profiller şöyle sıralanabilir:

  • Türkiye’de serbest meslek faaliyeti yürütmek isteyen yabancı doktor, mühendis, mimar, mali müşavir gibi meslek mensupları
  • Danışmanlık, eğitim veya kendi adına hizmet satışı yapmak isteyen yabancılar
  • Türkiye’de kurulmuş ya da kurulacak bir şirketin yönetim kurulu üyesi veya ortak sıfatıyla fiilen çalışacak yabancı yatırımcılar
  • Serbest sanatçılar veya bağımsız girişimci niteliğindeki yabancılar

Meslek gruplarına özgü kısıtlamalar bu tablonun dışında kalmaz. Tıp, mühendislik ve mali müşavirlik gibi alanlarda mevzuatta ayrıca belirlenen mesleki koşullar ve mütekabiliyet ilkesi devreye girebilir; avukatlık gibi kanunla Türk vatandaşlarına hasredilen meslekler için yapılan başvurular ise reddedilir (6735 m.9/1-ç). Bu nedenle faaliyet alanının önce ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.

Bağımsız Çalışma İzni Başvurusunda Değerlendirilen Ölçütler

Bağımsız çalışma izni başvuruları, standart bir onay mekanizmasına bağlı değildir; her başvuru somut koşullar ve sunulan belgeler ışığında değerlendirilir. Uygulamada öne çıkan başlıca ölçütler şunlardır:

Türkiye’de yasal ikamet süresi: Başvurucunun Türkiye’deki yasal ikamet geçmişi de Bakanlıkça belirlenen değerlendirme kriterleri çerçevesinde dikkate alınabilir; aranan güncel süre koşulu başvuru öncesinde Bakanlık uygulamasından teyit edilmelidir.

Ekonomik yeterlilik: Yürütülecek faaliyetin sürdürülebilirliğini ortaya koyan mali belgeler (banka hesap dökümü, faaliyet planı, gelir beyanı gibi) başvuruya eşlik etmelidir. Belgelerin yetersiz kalması ret gerekçeleri arasında yer alır.

Mesleki yeterlilik ve belge koşulları: Düzenlemeye tabi mesleklerde diploma, denklik belgesi ve ilgili meslek kuruluşundan alınan kayıt ya da izin belgesi talep edilir. Tüm yabancı belgeler apostil ve yeminli tercüme koşulunu taşımalıdır.

Kamu düzeni ve güvenlik değerlendirmesi: Başvurucunun geçmişine ve Türkiye’deki ikamet sicilinin temizliğine ilişkin idari değerlendirme de sürecin bir parçasını oluşturur.

Başvuruya eklenmesi gereken belgeler faaliyetin niteliğine göre farklılaşır; eksik ya da hatalı belge teslimi başvurunun reddine yol açabileceğinden dosyanın eksiksiz hazırlanması belirleyici bir önem taşır.

Yabancı Şirket Ortağının Çalışma İzni Açısından Durumu

Türkiye’de bir şirkete ortak olan yabancının çalışma izni yükümlülüğü, ortaklık payına ve şirketteki fiili rolüne göre şekillenir. Yabancı uyruklu bir kişi şirkette yalnızca sermaye ortağı sıfatıyla yer alıyorsa ve yönetim ile temsil yetkisini kullanmıyorsa bağımsız çalışma izni aranmaz. Buna karşılık yabancı, şirketin yönetim kurulunda görev alıyor, müdür sıfatı taşıyor ya da şirket adına ticari faaliyet yürütüyorsa 6735 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca çalışma izni alması gerekir. Ancak Türkiye’de ikamet etmeyen anonim şirket yönetim kurulu üyesi ile diğer şirketlerin yönetici sıfatı olmayan ortağı çalışma izni muafiyeti kapsamında değerlendirilir (6735 m.13/7).

Bu ayrım uygulamada sıklıkla gündeme gelir. Şirkette fiilen çalışan ancak izin almayan yabancı ortakların idari yaptırımla karşılaşması söz konusu olabilir; bu durum şirketin de idari sorumluluğunu beraberinde getirir.

Şirketin kuruluş aşamasına ilişkin işlemler, esas itibarıyla ayrı bir değerlendirme alanını oluşturur. Yabancı bir yatırımcının Türkiye’de nasıl şirket kuracağı, gerekli belgeler ve tescil süreci yabancı yatırımcının Türkiye’de şirket kurması konusunda ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır. Bu sayfanın kapsamı ise kuruluştan sonraki çalışma izni boyutuyla sınırlıdır.

Öte yandan yüksek nitelik ve katkı kriteri taşıyan yabancılara ilk üç yılı geçiş süresi olmak kaydıyla verilen Turkuaz Kart, bağımsız çalışma izninden farklı bir kategoridir ve kendi başvuru koşullarına tabidir.

Hatipoğlu Hukuk bünyesinde Av. Talha Hatipoğlu’nun yürüttüğü yabancılar hukuku danışmanlığı kapsamında, yabancı ortakların çalışma izni yükümlülüğünün belirlenmesi ve başvuru dosyasının hazırlanması süreçleri takip edilmektedir. Bağımsız çalışma izni başvurusu veya yabancı ortak statüsüne ilişkin hukuki değerlendirme için Antalya Yabancı Çalışma İzni Avukatı sayfasından destek alabilirsiniz.

Konuya ilişkin genel çerçeve için Antalya Yabancılar Avukatı sayfasını inceleyebilirsiniz.


Sık Sorulan Sorular

Bağımsız çalışma izni ile bağımlı çalışma izni arasındaki fark nedir?

Bağımlı çalışma izninde yabancı, bir Türk işverenin yanında ücretli çalışan sıfatı taşır ve başvuru işveren tarafından yapılır. Bağımsız çalışma izninde ise yabancı serbest meslek sahibi ya da kendi adına faaliyet gösteren bağımsız girişimci konumundadır; başvuruyu doğrudan kendisi yapar ve bir işverene bağlılık ilişkisi söz konusu değildir.

Yabancı şirket ortağı ayrıca çalışma izni almak zorunda mı?

Yalnızca sermaye ortağı olup yönetim yetkisi kullanmayan yabancılar için bağımsız çalışma izni aranmaz. Ancak yabancı ortak şirkette müdür veya yönetim kurulu üyesi sıfatıyla fiilen çalışıyorsa 6735 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca çalışma izni alması zorunludur; aksi hâlde hem yabancı hem de şirket idari yaptırımla karşılaşabilir.

Bağımsız çalışma izni kaç yıl Türkiye’de bulunma şartına bağlıdır?

6735 sayılı Kanun bağımsız çalışma izni için belirli bir ikamet süresi öngörmez; başvuru eğitim düzeyi, mesleki deneyim, faaliyetin ekonomiye ve istihdama etkisi gibi Bakanlıkça belirlenen kriterlere göre değerlendirilir. Uygulamada aranan güncel koşulların başvuru öncesinde teyit edilmesi önerilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; özellikle başvuru koşulları ve idari uygulamalar zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.