Türkiye’de taşınmazı, banka hesabı veya şirket hissesi bulunan yabancı uyruklu bir kişi hayatını kaybettiğinde, geride kalan mirasçılar birden fazla hukuk düzeniyle karşı karşıya kalır. Hangi ülkenin hukukunun uygulanacağı, Türkiye’de veraset işlemlerinin nasıl yürütüleceği ve taşınmazın mirasçıya devredilip devredilemeyeceği soruları, süreci doğrudan etkileyen temel meselelerdir.
Yazı İçeriği
Yabancıların Türkiye’deki Mirasına Hangi Ülkenin Hukuku Uygulanır?
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) 20. maddesi, miras ilişkilerinde uygulanacak hukuku belirleyen temel kuraldur. Bu madde uyarınca miras, mirasbırakanın ölüm anındaki millî hukukuna tabi tutulur; yani Türkiye’de hayatını kaybeden ya da Türkiye’de mirası bulunan bir Alman vatandaşının mirasına kural olarak Alman hukuku uygulanır.
Ancak bu genel kuralın önemli bir istisnası vardır: MÖHUK’un 20. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, Türkiye’de bulunan taşınmazlar bakımından Türk hukukunun uygulanacağını açıkça düzenler. Dolayısıyla mirasbırakanın ülkesi ne olursa olsun, Türkiye’deki tapu veya arsa gibi taşınmaz varlıkların mirasa konu paylaşımında Türk hukuku —özellikle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun miras hükümleri— devreye girer.
Bu iki katmanlı yapı uygulamada şu anlama gelir:
- Banka hesabı, şirket hissesi ya da araç gibi taşınır varlıklar için mirasbırakanın vatandaşlık hukuku esas alınır; ancak mirasın açılması sebepleri, iktisabı ve taksimine ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna tabidir.
- Türkiye’deki taşınmazlar için Türk hukuku uygulanır; yabancı mirasçının kendi ülkesindeki miras düzeninin bu varlıklar üzerindeki etkisi sınırlıdır.
Bu ayrımı gözetmeden yapılan başvurular, mahkeme ya da noter aşamasında ciddi gecikmeler doğurabilir. Hangi hukukun uygulanacağını sürecin başında doğru saptamak, devamındaki adımları doğrudan etkiler.
Yabancı Mirasçının Veraset İşlemlerinde İzleyeceği Adımlar
Türkiye’deki bir mirasa sahip çıkmak isteyen yabancı uyruklu mirasçıların izlemesi gereken yol, Türk mirasçılardan bazı önemli noktalarda ayrışır. Sürecin genel seyri aşağıdaki aşamalardan oluşur.
Ölüm belgesinin ve yabancı vasiyetnamenin temin edilmesi: Mirasbırakana ait yabancı ülkede düzenlenmiş ölüm belgesi ve varsa vasiyetname, Türkiye’de kullanılmadan önce apostil şerhi taşımalı ve yeminli Türkçe tercümesi yapılmış olmalıdır. Bu adımı atlamak, sonraki hiçbir işlemin ilerleyememesi anlamına gelir. Apostil ve yeminli tercüme süreçlerinin ayrıntıları ayrı bir başlık altında ele alınmaktadır; yabancı belgelerin Türkiye’de geçerliliği konusunda bu sayfadan bilgi alınabilir.
Veraset ilamı alınması: Mirasçılık sıfatının resmi olarak belirlenmesi için Türk mahkemesinden veraset ilamı (mirasçılık belgesi) çıkarılması gerekir. Mirasçının kendi ülkesinin yetkili makamlarınca verilmiş bir mirasçılık belgesi varsa, tapudaki intikal işlemleri için bu belgenin Türk kanunlarının veraset hükümlerine uygun olduğunun Türk mahkemesince tasdik edilmesi gerekir (Tapu Kanunu m.37); aksi takdirde Türk makamları tarafından doğrudan kabul edilmeyebilir. Mirasçılık belgesi yabancılar tarafından talep edildiğinde noterden alınamaz (Noterlik Kanunu m.71/B). Mirasçıların aynı anda Türkiye’de bulunması zorunlu değildir; işlemler usulüne uygun düzenlenmiş vekâletname ile Türkiye’deki bir avukat aracılığıyla yürütülebilir.
Veraset ve intikal vergisinin ödenmesi: Türkiye’deki mirasın devri, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu kapsamında vergilendirmeye tabidir. Vergi, matrah dilimlerine göre artan oranlı tarife üzerinden hesaplanır (VİVK m.16); eşe ve altsoya isabet eden miras hisseleri için ayrıca istisna tutarı uygulanır (VİVK m.4/b). Bu nedenle sabit bir rakam öngörmek mümkün değildir. Vergi dairesine süresinde beyanda bulunulmaması gecikme faizi ve ceza riskini beraberinde getirir.
Tapu devri veya diğer varlıkların intikali: Taşınmazın mirasçılar adına tescili (intikal), veraset ve intikal vergisinin tahakkuku beklenmeksizin Tapu Müdürlüğü’nde yapılabilir; ancak taşınmaza isabet eden vergi tamamen ödenmedikçe taşınmaz devredilemez ve üzerinde ayni hak kurulamaz (VİVK m.19). Taşınır varlıklar (banka hesabı vb.) için ilgili kurum ve kuruluşlara mirasçılık belgesi ile başvuru yapılır.
Sürecin herhangi bir aşamasında Türk yargısında derdest bir çekişme doğarsa —örneğin saklı pay ihlali iddiası ya da vasiyetnamenin geçerliliğine itiraz— konu artık sulh hukuk mahkemesi veya asliye hukuk mahkemesinde çözümlenecek bir uyuşmazlık hâline gelir. Bu aşamada mirasçının Türkiye’de bir avukat aracılığıyla temsil edilmesi pratikte önem kazanır.
Türkiye’deki Taşınmaz Mirasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Yabancı uyruklu bir mirasçının Türkiye’deki taşınmazı miras yoluyla edinip edinemeyeceği, pratikte en çok sorulan sorulardan biridir. 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 35. maddesi, Cumhurbaşkanınca belirlenen ülkelerin vatandaşı olan yabancı gerçek kişilerin yasal sınırlar çerçevesinde Türkiye’de taşınmaz edinmesine izin vermektedir; gerçek kişiler bakımından eskiden aranan karşılıklılık koşulu 6302 sayılı Kanun ile 2012’de kaldırılmıştır. Miras yoluyla edinim ise maddenin son fıkrasında ayrıca düzenlenmiştir: kısıtlamalar dışında miras yoluyla edinilen taşınmaz, Maliye Bakanlığınca verilecek bir yılı geçmeyen süre içinde mirasçı tarafından tasfiye edilmezse tasfiye edilerek bedeli hak sahibine ödenir; bu durum mirasçının iradesi dışında zorunlu bir satış sürecine yol açabilir.
Ayrıca birden fazla yabancı mirasçının Türkiye’de taşınmaz üzerinde ortak hak sahibi olduğu durumlarda, mirasçılar arasında anlaşmazlık çıkması hâlinde yabancılar için aile ve ticaret hukuku kapsamındaki ortaklığın giderilmesi davaları (izale-i şüyu) gündeme gelebilir; bu davalardan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m.18/B).
Miras yoluyla edinilen taşınmazın tasfiyeye tabi tutulmadan mirasçıda kalabilmesi için şu koşulların bir arada sağlanması gerekir; aksi hâlde Tapu Kanunu m.35 uyarınca bir yılı geçmeyen süre içinde tasfiye gündeme gelir:
- Mirasçının vatandaşı olduğu ülkenin, taşınmaz edinimine izin verilen ülkeler arasında bulunması
- Edinilecek taşınmazın kanuni alan sınırları (özel mülkiyete konu ilçe yüzölçümünün yüzde onu ve kişi başına ülke genelinde otuz hektar) ile Cumhurbaşkanınca belirlenen sınırlamalar içinde kalması
- Taşınmazın askeri yasak bölge veya güvenlik bölgesi kapsamında bulunmaması
Bu koşulların somut durumda sağlanıp sağlanmadığı, taşınmazın niteliğine ve mirasçının vatandaşlığına göre değişeceğinden her olayda ayrıca incelenmesi gerekir. Miras yoluyla elde edilecek taşınmazın edinim koşulları ile satın alma yoluyla edinimden farkları hakkında ayrıntılı bilgiye yabancı gayrimenkul alım süreci sayfasından ulaşılabilir.
Son olarak, mirasbırakanın birden fazla ülkede varlığı bulunuyorsa her ülkedeki yerel prosedürlerin eş zamanlı yürütülmesi gerekebilir. Türkiye ayağındaki işlemler yürütülürken diğer ülkedeki sürecin de takip edilmesi, mirasın bütünlüklü devralınabilmesi açısından önem taşır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; özellikle süreler, vergi oranları ve başvuru koşulları zaman içinde değişebileceğinden, kesin bilgi ve kendi durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
Türkiye’de taşınmazı olan yabancının mirasına kendi ülke hukuku mu uygulanır?
Hayır, yalnızca kısmen. MÖHUK’un 20. maddesi uyarınca mirasbırakanın millî hukuku esas alınır; ancak aynı maddenin ikinci cümlesi, Türkiye’deki taşınmazlar için açıkça Türk hukukunu yetkili kılar. Bu nedenle banka hesabı veya taşınır varlıklar için yabancı ülke hukuku geçerliyken, Türkiye’deki taşınmaz üzerindeki miras paylaşımı Türk hukukuna —özellikle Türk Medeni Kanunu’nun miras hükümlerine— tabidir.
Yabancı mirasçı Türkiye’deki mirası için mutlaka gelmek zorunda mı?
Hayır. Usulüne uygun düzenlenmiş ve apostil ile yeminli tercüme şartlarını taşıyan bir vekâletname ile Türkiye’deki bir avukat, mirasçı adına veraset ilamı, tapu intikali ve vergi başvurusu dahil tüm işlemleri yürütebilir. Ancak bazı mahkemelerin duruşma için bizzat hazır bulunmayı şart koşabileceği durumlar çıkabilir; bu risk sürecin başında değerlendirilmelidir.
Yabancı mirasçı Türkiye’deki taşınmazı miras yoluyla edinebilir mi?
Kural olarak evet; ancak bazı koşulların sağlanması gerekir. Tapu Kanunu’nun 35. maddesi miras yoluyla edinimi mümkün kılmakla birlikte, mirasçının vatandaşı olduğu ülkenin taşınmaz edinimine izin verilen ülkeler arasında bulunmaması, taşınmazın kanuni alan sınırlarını veya Cumhurbaşkanınca belirlenen sınırlamaları aşması ya da askeri bölgede yer alması hâlinde taşınmaz, Maliye Bakanlığınca verilecek bir yılı geçmeyen süre içinde mirasçı tarafından tasfiye edilmezse tasfiye edilerek bedeli mirasçıya ödenir. Her somut durum ayrıca değerlendirilmelidir.
Konunun genel çerçevesi için Antalya Yabancılar Avukatı sayfamıza göz atabilirsiniz.

























