Vasiyetname Nasıl Hazırlanır? Türleri ve Şartları

Vasiyetname Nasıl Hazırlanır? Türleri ve Şartları
Vasiyetname Nasıl Hazırlanır? Türleri ve Şartları

Vasiyetname, bir kişinin ölümünden sonra mal varlığının nasıl paylaştırılacağını, kimlere ne bırakılacağını ya da hangi yükümlülüklerin yerine getirileceğini önceden belirlediği ölüme bağlı tasarruf işlemidir. Türk Medeni Kanunu, vasiyetnamenin geçerli olabilmesi için hem ehliyete hem de şekle ilişkin katı koşullar öngörmüştür; bu koşullardan birinin eksikliği vasiyetnameyi iptale açık hâle getirebilir.

Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip olmak ve on beş yaşını doldurmuş olmak gerekir (TMK m.502). Ehliyetin yanı sıra vasiyetnamenin hangi yöntemle düzenlendiği de geçerlilik açısından belirleyicidir. Kanun üç yönteme yer vermiştir: el yazılı vasiyetname, resmî vasiyetname ve sözlü vasiyetname (TMK m.531).

El Yazılı Vasiyetnamenin Geçerlilik Şartları

El yazılı vasiyetname, başvurulması en kolay yöntem olmakla birlikte şekil hataları en sık bu türde görülür. TMK m.538 uyarınca el yazılı vasiyetnamenin geçerli sayılabilmesi için belgenin başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması zorunludur. Bunun yanı sıra vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün belgede açıkça gösterilmelidir; tarih eksikliği vasiyetnameyi iptal edilebilir kılan şekil aykırılıkları arasında yer alır.

Vasiyetname tamamlandıktan sonra saklanmak üzere açık veya kapalı biçimde notere, sulh hâkimine ya da yetkili memura bırakılabilir. Bu adım zorunlu değildir; ancak belgenin güvenli biçimde korunmasını sağlar ve ileride ortaya çıkabilecek “vasiyetname hiç düzenlenmedi” iddialarını önler.

Resmî (Noter/Sulh Hâkimi Önünde) Vasiyetname Düzenleme

Resmî vasiyetname, iki tanığın katılımıyla resmî memur tarafından düzenlenen vasiyetname türüdür (TMK m.532). Buradaki “resmî memur” yalnızca noter değildir; sulh hâkimi ya da kanunun bu yetkiyi tanıdığı başka bir görevli de resmî vasiyetname düzenleyebilir.

Düzenleme usulü TMK m.533-534’te ayrıntılandırılmıştır. Buna göre memur vasiyetnameyi yazar veya yazdırır; mirasbırakan okuyup imzalar ve memur tarihi koyarak imzalar. Ardından mirasbırakan, vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini memurun huzurunda iki tanığa beyan eder. Vasiyetnamenin içeriğinin tanıklara bildirilmesi ise zorunlu değildir.

Tanık seçiminde kanun önemli sınırlamalar getirmiştir. TMK m.536/1 uyarınca; fiil ehliyeti bulunmayanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, okur yazar olmayanlar ile mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bunların eşleri resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine memur veya tanık olarak katılamaz. Bu kişilerin tanık olarak yer aldığı bir vasiyetname şeklen sakatlı sayılır. Ayrıca TMK m.536/2 gereğince, düzenlemeye katılan memura ve tanıklara, bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o vasiyetname aracılığıyla kazandırmada bulunulamaz.

Vasiyetname ile yapılabilecek tasarrufların da bir sınırı vardır. Mirasbırakan, saklı paylı mirasçıları (altsoy, ana-baba ve sağ kalan eş) bulunduğu hâllerde, mirasının yalnızca tasarruf edilebilir kısmında serbestçe ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir (TMK m.505). Bu sınırın aşılması hâlinde saklı payı zedelenen mirasçılar saklı pay kuralları çerçevesinde haklarını arayabilir. Vasiyetname içeriğinin hukuka aykırılık, ehliyetsizlik ya da şekil eksikliği gibi nedenlerle geçersiz sayılmasının ayrıca belirlenmiş koşulları vardır; bu konu vasiyetnamenin iptali davası başlığı altında ele alınmaktadır.

Sözlü Vasiyetname Hangi Olağanüstü Hallerde Mümkündür?

Sözlü vasiyetname, diğer yöntemlerin kullanılmasına imkân tanımayan olağanüstü koşulların ortaya çıkması hâlinde başvurulabilen istisnai bir yoldur. TMK m.539 bu koşulları açıkça saymıştır: yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık veya savaş gibi durumlar.

Sözlü vasiyette mirasbırakan, son arzularını iki tanığa sözlü olarak aktarır. Tanıklardan biri son arzuları yer, yıl, ay ve günü belirterek hemen yazar, imzalar ve diğer tanığa imzalatır; ardından bu belge vakit geçirilmeksizin bir sulh veya asliye mahkemesine verilir (TMK m.540).

Bu vasiyetname türünün önemli bir geçici niteliği vardır. Mirasbırakan için sonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağı doğarsa, bu tarihin üzerinden bir ay geçince sözlü vasiyet hükümden düşer (TMK m.541). Bu nedenle sözlü vasiyetname, acil durumun sona ermesinin ardından yeni bir vasiyetname düzenlenmesi için bir geçiş aracı olarak değerlendirilmelidir.

Vasiyetname türleri ve bunları güvence altına alacak hukuki adımlar konusunda somut bir durumla karşılaşıldığında, Hatipoğlu Hukuk Bürosu’nun Antalya Vasiyetname ve Miras Sözleşmesi Avukatı sayfasından süreç hakkında bilgi alınabilir.

Miras hukukunda vasiyetnameyle birlikte değerlendirilen diğer hizmetlere ve genel hukuki çerçeveye ulaşmak için Antalya Miras Avukatı sayfasını inceleyebilirsiniz.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; özellikle şekil şartları ve geçerlilik koşulları somut duruma göre farklılık gösterebileceğinden, kendi durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

El yazısı vasiyetname bilgisayarda yazılabilir mi?

Hayır. TMK m.538 uyarınca el yazılı vasiyetnamenin başından sonuna kadar mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazılmış olması zorunludur. Bilgisayar, daktilo veya başka bir araçla yazılan metin bu şartı karşılamaz; böyle bir belge el yazılı vasiyetname olarak geçerli sayılmaz.

Vasiyetname için tanık gerekli midir?

Tanık zorunluluğu vasiyetnamenin türüne göre değişir. El yazılı vasiyetnamede tanık aranmaz; belgenin tamamının mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması yeterlidir. Resmî vasiyetnamede ise iki tanığın katılımı zorunludur (TMK m.532). Sözlü vasiyetnamede de iki tanık gereklidir; mirasbırakan son arzularını bu iki tanığa aktarır.

Vasiyetname saklı payı ihlal edecek şekilde düzenlenebilir mi?

Hayır. Mirasbırakan yalnızca mirasının tasarruf edilebilir kısmı üzerinde ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir; altsoyun, ana-babanın ve sağ kalan eşin saklı payları bu tasarrufun dışında kalır (TMK m.505). Saklı payı zedeleyen bir vasiyetname düzenlenebilir; ancak saklı paylı mirasçılar bu tasarrufun kendilerini etkileyen kısmının tenkisini dava yoluyla talep edebilir.

Kategori : Makaleler
Etiketler : Miras Hukuku