Tam Yargı Davası Nedir, Nasıl Açılır?

Tam Yargı Davası Nedir, Nasıl Açılır?
Tam Yargı Davası Nedir, Nasıl Açılır?

Tam yargı davası, idarenin eylem veya işlemleri nedeniyle kişisel hakları doğrudan ihlal edilenlerin idare mahkemesinde açtığı, zararın tazminini amaçlayan bir idari dava türüdür. Bu dava, kamu idaresinin haksız eylem ya da kararından kaynaklanan maddi ve manevi zararların giderilmesini sağlar.

Tam Yargı Davası Hangi Zararları Kapsar?

Tam yargı davaları, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesi uyarınca idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılır. Kapsam oldukça geniştir: yetkisiz müdahale, yanlış idari karar, hatalı tıbbi uygulama gibi kamu hizmetinin işleyişinden doğan zararlar bu davanın konusunu oluşturabilir.

Anayasa’nın 125. maddesi, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunu açıkça düzenler. Tazminata konu olabilecek zarar türleri şunlardır:

  • Maddi zarar: Fiilen uğranılan kayıplar ile yoksun kalınan gelir (ör. tedavi masrafları, çalışamama nedeniyle kaybedilen kazanç).
  • Manevi zarar: Yaşanan acı, üzüntü ve psikolojik yıkım karşılığı istenen tazminat.
  • Destekten yoksunluk zararı: İdarenin eylemine bağlı ölüm hâlinde desteğinden yoksun kalanların talebi. Bu hesaplamada Türk Borçlar Kanunu’nun bedensel zarar ve destekten yoksunluk hükümlerine başvurulur; TBK m.55/2, bu hükümlerin idari eylem ve işlemlerin yol açtığı vücut bütünlüğü kaybına veya ölüme bağlı davalarda da uygulanacağını hükme bağlar.

Bedensel zarar içeren ya da ölüme bağlı istemler idare mahkemesinde görülür. HMK’nın bu tür davalarda adli yargıyı görevli kılan eski düzenlemesi, Anayasa Mahkemesi’nin 16/2/2012 tarihli kararıyla iptal edildiğinden, bu uyuşmazlıklarda görevli yargı kolu artık idare mahkemeleridir.

Tam Yargı Davası Açmanın Adımları ve Ön Başvuru Koşulu

Tam yargı davasının usul kuralları, hak kaybını önlemek açısından belirleyici öneme sahiptir. Zararın kaynağına göre izlenecek yol farklılaşır: zarar idari bir eylemden mi yoksa idari bir işlemden mi kaynaklanıyor, bu ayrım başlangıç adımını doğrudan etkiler.

İdareye Ön Başvuru (İYUK m.13) Nasıl Yapılır?

Zarar bir idari eylemden kaynaklanıyorsa dava açmadan önce ilgili idareye başvurmak zorunludur. İYUK m.13/1 uyarınca bu başvuru, eylemi öğrenilen tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılmalıdır; bu süreler geçirilirse başvuru hakkı düşer.

Başvuru sonucunda iki ihtimal ortaya çıkar:

  • İdare istemi kısmen veya tamamen reddederse, ret kararının tebliğinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açılabilir.
  • İdare, başvuru tarihinden itibaren otuz gün içinde hiç yanıt vermezse, bu sürenin dolduğu tarih zımni ret sayılır ve dava süresi bu tarihten başlar (İYUK m.13/1).

Zararın idari bir işlemden kaynaklandığı durumlarda ise ön başvuru zorunluluğu bulunmaz. İYUK m.12, ilgililere üç farklı yol sunar: doğrudan tam yargı davası açmak, iptal ve tam yargı davalarını birlikte açmak ya da önce iptal davası açıp kesinleşen kararın tebliğinden sonra dava süresi içinde ayrıca tam yargı davası açmak. Genel dava açma süresi, özel bir düzenleme yoksa Danıştay ve idare mahkemelerinde İYUK m.7/1 uyarınca altmış gündür.

Dava Dilekçesinde Talep Edilecek Maddi ve Manevi Zarar Kalemleri

Dava dilekçesi hazırlanırken zarar kalemlerinin tek tek, belgeye dayalı biçimde ortaya konması gerekir. Dilekçede şu unsurlar yer almalıdır:

  • İdarenin hangi eylemi ya da işlemi nedeniyle zarar oluştuğunun somut olarak açıklanması.
  • Maddi zarar için fiilen yapılan harcamaların (tedavi gideri, onarım masrafı vb.) ve yoksun kalınan gelirin belgelenmesi.
  • Manevi zarar için yaşanan acı ve ıstırabın somut biçimde aktarılması; talep edilen miktarın gerekçelendirilmesi.
  • Ölüm hâlinde destekten yoksunluk zararı için müteveffanın yakınlarının kim olduğunun ve destek ilişkisinin gösterilmesi.

İdare mahkemesi, tazminata hükmedip etmeyeceğini ve miktarını somut olayın koşullarına göre belirler; bu değerlendirme hâkimin takdirine tabidir. Tazminat miktarı otomatik olarak saptanmaz; ispatın kapsamı ve niteliği sonucu doğrudan etkiler.

İptal Davası ile Tam Yargı Davası Arasındaki Fark Nedir?

İptal davası, hukuka aykırı bir idari işlemin ortadan kaldırılmasını amaçlar; işlem iptal edilirse sanki hiç yapılmamış sayılır. Ancak bu dava, kişinin uğradığı maddi veya manevi zararı karşılamaz; yalnızca hukuka aykırılığı giderir.

Tam yargı davası ise idarenin eylem ya da işleminden kaynaklanan zararın tazminini hedefler; mahkeme, zararı karşılayacak bir miktar belirlemeye yönelir. İki dava birbirinden bağımsız açılabileceği gibi birlikte de yürütülebilir. Uygulamada önce iptal davası açılıp kesinleştikten sonra bu karara dayanarak tam yargı davası açılması da tercih edilen bir yoldur; İYUK m.12 her iki seçeneği de düzenler.

Tazminat davalarının genel türleri ve diğer özel sorumluluk rejimleri hakkında ayrıntılı bilgiye Tazminat Davası Nedir? Türleri ve Açılış Süreci sayfasından ulaşabilirsiniz. Sürecin avukatlık hizmeti boyutu için Antalya İdari Tazminat (Tam Yargı) Avukatı sayfasını inceleyebilirsiniz.

Tam yargı davasını ön başvuru yapmadan açarsam ne olur?

Zarar bir idari eylemden kaynaklanıyorsa ön başvuru zorunludur. İYUK m.13/1 gereği eylemi öğrenme tarihinden itibaren bir yıl içinde ilgili idareye başvurulmadan dava açılırsa, mahkeme davayı usul yönünden reddedebilir. Zararın bir idari işlemden kaynaklandığı hâllerde ise ön başvuru şartı aranmaz; doğrudan tam yargı davası açılabilir.

Tam yargı davasında zararı nasıl ispatlarım?

İspat yükü davacıya aittir; zararın varlığı, kapsamı ve idarenin eylemiyle nedensellik bağı somut delillerle gösterilmelidir. Bunun için fatura, sağlık raporu, gelir kaybına ilişkin belgeler, bilirkişi raporu ve tanık beyanı gibi delillere başvurulabilir. Mahkeme, gerekli gördüğünde bilirkişi incelemesi yaptırarak zarar miktarını belirler; ancak sonuç somut olayın koşullarına göre değişir, önceden kesin bir rakam söylemek mümkün değildir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; özellikle süreler ve başvuru koşulları zaman içinde değişebileceğinden, kesin bilgi ve kendi durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Konunun genel çerçevesi için Antalya Tazminat Avukatı sayfamıza göz atabilirsiniz.

Kategori : Makaleler
Etiketler : Tazminat Hukuku